Şahıs Firması mı Sermaye Şirket mi Kurmalı?

Kendi işini kurmak isteyenler için en önemli  sorulardan biri şudur:

Şahıs firması mi yoksa sermaye şirket mi kurmayalım? Bu soruya cevap verebilmek için ikisi arasındaki farklar ve benzerlikler nelerdir bunları öğrenmek gerekiyor.

Tek Şahıs Firması ve Sermaye Şirketi  Karşılaştırması

1-Şahıs firması sadece 1 gün içerisinde kurulum tamamlanır ve fatura kesebilir duruma gelebilirsiniz.

2-Şahıs firmasında  kurulum çok daha az harcama yapılarak gerçekleştirilebilmektedir.

3-İşleriniz iyi gitmezse  şahıs firmanızı  kapatmak çok daha kolaydır. Şahıs firmasını 1 günde açtığınız gibi 1 günde kapatabilirsiniz. Bu durum sermaye şirketleri  için kolay değildir. Sermaye şirketlerinde tasfiye süreci en az 6 ay sürer ve siz bu süre içerisinde iş yerini kapatmış olsanız bile hem muhasebe ücreti ödemeye devam edersiniz hem de tasfiye sürecinde yeni masraflarınız oluşabilir.

4-Vergi açısından düşük kârlılıkta şahıs firması, yüksek kârlılıkta sermaye  şirketleri daha avantajlı olur.  Şahıs firmasından vergi oranları % 15 – % 35 arasında değişirken ,sermaye şirketlerde bu oran %20 ile sabittir. Ancak sermaye şirketleeinde vergi oranı sabit olsa bile ortaklara kar dağıtımları stopaja tabi olacağından yine %35 vergi dilimine denk gelir.

5-Şahıs firmasında mali müşavirinize ödeyecek olduğunuz muhasebe ücretleri sermaye şirketleri defter ücretlerine göre çok daha düşüktür.

6-Şahıs firmasında  tutulan defter adedi daha az olduğundan  her yıl ödeyecek olduğunuz defter tasdik ücreti de sermaye şirketine göre çok daha azdır.

7-Sermaye şirketlerinde şirketin mal varlığı ortakların mal varlığından bağımsızdır. Şirkete ait banka hesabından, kredi kartı hesabından;  şirket çekinden,nakit parasından, alacaklarından şirket ortakları şahsi harcamalarında bulunamazlar. Canları her istediğinde şirketten para çekemezler. Şahıs firmalarında da firmanın mal varlığı şahsi harcamalar için kullanılmaz ancak firma bilanço usulüne göre tutulmuyorsa şahıs firmanızın banka hesabını ya da çekini  şahsi harcamanız için kullanmışsınız ya da kullanmamışsınız bunun  bir önemi olmaz. Defteriniz bilanço usulüne göre tutulmuyor olsa bile satış hadleri yükseldiği zaman bilanço defteri tutacağınızı ve yine bu hususun önemli olacağı unutulmamalıdır.

8-Sermaye şirketlerinde herhangi bir işlem için karar almak ve bu kararı notere tasdik ettirip tescil ettirmek gerekir. Şahıs şirketlerinde karar almaya gerek olmaz. Haliyle ekstra noter ve ticaret sicil masrafları da olmaz.

9-Sermaye şirketleri Ticaret sicil odasına kaydolur, şahıs firmaları ise esnaf odasına kaydolur. Haliyle esnaf odası aidatı ticaret odası aidatına göre daha düşüktür.

10- İhaleli işlere girme durumu söz konusu olacaksa sermaye şirketleri şahıs şirketlerine göre  daha ciddiye alınırlar.

11-KOSGEB, ihracatçılar birliği gibi bazı birimlerin işletmeler için olan desteklerinin bazılarından şahıs şirketleri faydalanamazlar.

12- Şahıs şirketlerin 3. Şahıslara karşı borçlarından dolayı ortaklar tüm mal varlıkları ile sorumlu olurlarken, sermaye şirketi ortakları veya yönetim kurulları sadece koydukları sermaye ile kamu borçlarına karşı tüm mal varlıkları ile sorumludurlar.

13- Şahıs şirketleri ilk kuruldukları yıl genellikle bankalar ve firmalar tarafından kapanmalarının çok kısa bir süre içinde gerçekleşmesi sebebi ile çok fazla ciddiye alınmaz, kurumsal şirket imajı vermez. Sermaye şirketlerin bankalar ve firmalar nezdinde daha prestijli ve güvenilirliği daha yüksek gibi görünse bile 1 mali dönem sonrası karlı görünen bir şahıs firmasnın zarar görünen bir sermaye şiretine göre daha avantajlı olur.

Sonuç

Bana göre şahıs firması mı kurmalıyım yoksa sermaye şirketi mi kurmalıyım sorusunun cevabı eğer ilk kez bir iş yeri kurulacaksa hem firmanın gidişatını görebilmek hem bu süre zarfında kurumsal yönetime alışabilmek için ilk olarak kurulması gereken şahıs firması olmalıdır.

Ülkemizde yeni kurulan firmalar genellikle ilk yıl içerisinde  rekabet ortamına ayak uyduramadıklarından kapanmaktadır. İş yerini kapatmak durumunda kalınması halinde pratik ve kolay olması açısından şahıs firması tercih edilmelidir.

Zaman içerisinde firmanın karlılığının artması durumunda ise firmaya nevi değişikliği yapılarak şirkete dönüştürülebilir.

Yine şahıs firması olarak başlanılmalı ancak her ne kadar şahıs firması olsa da şirket gibi düşünülüp şirketin mal varlığı ortağın şahsi mal varlığından bağımsız yönetilmeye çalışılmalı bir nevi şirket yönetim firma sahibi  kendini alıştırmalıdır. Şirket ortaklarının ve şirketlerin muhasebesini tutan meslek mensuplarının yaşadığı en büyük sıkıntı şirket hesaplarından yapılan şahsi harcamaların muhasebeleştirmesidir.

Sermaye şirketi olmak prestij olarak şahış firmasına göre daha üstün görünebilir ancak prestijli ve markalaşmış şahıs firmaları olduğu da unutulmamalıdır. Hepimizin bildiği Mustafa Aslan Kükrer yani Kükrer sirke soslar yada Hacı Bekir Lokum Şekerleme  şahıs firmasıdır  bu örnekleri artırmak mümkündür. Prestij sahibi olmak ya da marka olmak için sermaye şirketi kurmak yerine şahıs firmanızı markalaştırıp prestij sahibi olmanız mümkündür.

 

Uygulamada çoğunlukla karşımıza çıkan Tek Şahıs Firması ile Limited Şirket ve Anonim Şirketin bazı konularda birbirleriyle farklarını gösteren tablo aşağıdadır.

       Tek Şahıs Firması Limited Şirket Anonim Şirket
İşletme defteri tutar. Alış, satış, hasılat gibi rakamlar yükseldiğinde bilanço defterine geçer. Bilanço defteri tutar Bilanço defteri tutar.
Tek kişidir. En az 1, en çok 50 ortak olabilir. En az 1 ortak olabilir. Ortak sayısının üst sınırı yoktur.
Vergi açısından Gelir Vergisi Kanununa tabidir. Vergi açısından Kurumlar Vergisi Kanununa tabidir. Vergi açısından Kurumlar Vergisi Kanununa tabidir.
Özel borçlara karşı mal varlığının tamamı ile sorumludur. Ortak koymayı taahhüt ettiği esas sermaye payı kadar sorumludur. Ortaklar şirket borçlarından sorumlu değildir (TTK md. 573/2). Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur (TTK md. 329/2).
Amme alacakları açısından  mal varlığının tamamı ile sorumludur. Amme alacakları açısından  ortakların tamamı sorumludur. Amme alacakları açısından  yönetim kurulu ve yöneticileri   sorumludur.
Organı yoktur. Ortaklar kurulu tek organıdır ve şirketi idare eder. Şirket ortaklarının tamamı ortaklar kurulunun üyesidir. Genel Kurul (ortakların tamamı genel kurul üyesidir), genel kurul’un seçtiği yönetim kurulu ve denetim kurulu organlarıdır.
Toplantı ihtiyacı yoktur. Ortaklar kurulu ihtiyaç halinde toplanır. Toplantılarında ticaret bakanlığı komiserinin bulunmasına gerek yoktur. Genel kurul her yıl toplanmak zorundadır. Yönetim kurulu ihtiyaç halinde toplanır. Genel Kurul toplantılarında ticaret bakanlığı komiseri bulunmalıdır.
Kendi kendini temsil eder. Ortaklar kurulunun tayin edeceği müdür veya müdürler, ortaklar kurulunun verdiği yetki sınırları dahilinde şirket unvanı veya kaşesi altına vaz edecekleri münferit veya müşterek imzaları ile temsil edilir. Yönetim Kurulu’nun  tayin edeceği Genel Müdür, Müdür veya diğer unvanlı bir veya birden çok kişi, Yönetim Kurulu’nun verdiği yetki sınırları dahilinde şirket unvanı veya kaşesi altına vaz edecekleri münferit veya müşterek imzaları ile temsil edilir.
Satış, hasılat, alış limitlerini  geçenler ile bilanço usulüne göre defter tutanlarda muhasebeci zorunluluğu var. Muhasebeci zorunluluğu var. Muhasebeci zorunluluğu var.
Sermaye koyma zorunluluğu yoktur Esas sermayesi 10.000 TL’den az olamaz (TTK md.  580).Bir pay 25 TL’den az olamaz. Ancak şirketin durumunun iyileştirmesi amacıyla 25 TL’nin altında pay çıkartılabilir (TTK md. 583). Esas sermayesi 50.000 TL’den az olamaz.Sermayenin artırılmasında yönetim kuruluna tanınmış yetki tavanını gösteren kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi 100.000 TL’den aşağı olamaz (TTK md. 332/1). Bir pay en az bir kuruş olmak zorundadır (TTK md.  476/1).
Şirket esas sözleşmesi yazılı olarak yapılır, ortaklarca imzalanır. Kuruluş aşamasında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın iznine tabi değildir (TTK md. 575). Şirket esas sözleşmesi yazılı olarak yapılır, ortaklarca imzalanır. Bazı istisnalar hariç kuruluş aşamasında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın iznine tabi değildir (TTK md. 339).
 Tek kişi ile kurulabilir En az 1 ortakla (gerçek veya tüzel kişi) kurulur. Ortak sayısı 50’yi geçemez (TTK md.  573-574).Ortak (kıymetli evrak niteliği olmayan) pay senedi sahibidir (TTK md.  583). En az 1 ortak ile (gerçek veya tüzel kişi) kurulur. Ortak sayısında sınır yoktur (TTK md.  338/1). Pay sahibi (kıymetli evrak niteliği taşıyan) hisse senedi sahibidir (TTK md.  484-486).
 Kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi amaç için kurulabilirler (TTK md.  573/3). Kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi amaç için kurulabilirler (TTK md.  573/3). Kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi amaç için kurulabilirler (TTK md.  331).
 Hisse senedi çıkaramaz. Hisse senedi çıkaramaz. Muayyen ve paylara bölünmüş paylarına ilişkin isme veya hamiline yazılı hisse senedi çıkarabilir (TTK md.  486).
Payların devri şirket genel kurulunun izni ve ancak noterde pay devir sözleşmesi yapılarak olabilir. Pay devri ticaret siciline tescil ile hüküm ifade eder. Ortak sahip olduğu hisseyi devretmek istediğinde ana sözleşmede aksine bir hüküm yoksa hisse devri sözleşmesi ile devredebilir. Hisseler karşılığında hisse senedi basılmış veya geçici ilmuhaber çıkartılmış ise bunlar ciro edilerek devredilebilir. Noter huzurunda devir şart değildir. Devirler ticaret siciline tescil edilmez.
 Halka açılamaz Limited şirketler halka açılamaz. Anonim şirketler halka açılabilir (TTK md.  346).
 Tahvil çıkaramaz Tahvil çıkaramadığı gibi menkul değerlerle ilgili aracılık faaliyetinde bulunamaz. Ödünç para bulmak için borç senetleri (tahvil) çıkarabilir (TTK md.  504).
 Müdür seçimine gerek yoktur. Müdürler, genel kurul tarafından ortaklar arasından veya dışarıdan seçilirler (TTK md. 623/1). Birden fazla müdür olması halinde müdürler kurulu oluşur ve bu kurul çoğunlukla karar alır (TTK md. 624/1). Müdür ayısı birden fazlaysa içlerinden biri genel kurul tarafından Müdürler kurulu başkanı olarak atanır. Yönetim Kurulu, ortaklar arasından veya ortak olmayanlardan Genel Kurulca seçilen en az bir üyeden oluşur. Yönetim kurulu üyesi gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir (TTK md. 359). Yönetim Kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanıp, kararlarını da toplantı da hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alırlar. ESKİ TTK’ya göre, yönetim kurulunun bir karar verebilmesi için, üyelerin en az yarısından bir fazlasının toplantıda hazır olması ve kararların da toplantıya katılan üyelerin çoğunluğuyla alınması gerekiyordu.
Ana sözleşmede aksine hüküm yoksa müdürler kurulu toplantılarında oyların eşit olması halinde başkanın oyu üstün olur (TTK md.  624/3). Yeni TTK’ya göre, esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanıp, kararlarını da toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alabilecektir.
Şirket sözleşmesinde düzenlenmiş olması şartıyla müdürler kurulu toplantıları, tüm müdürlerin veya bazı müdürlerin elektronik ortamdan katılımıyla yapılabilir. Örnek: Eski TTK’ya göre, 5 kişiden oluşan yönetim kurulu en az 4 kişiyle (5÷2=2,5 +1=3,5 » 4) toplanabilecek ve en az 3 kişinin aynı yöndeki oyuyla karar alabiliyordu. Yeni TTK’ya göre, en az 3 kişiyle (5÷2=2,5 » 3) toplanabilecek ve en az [(3/2)=1,5 » 2] 2 kişinin aynı yöndeki oyuyla karar alabilecektir.
Örnek verecek olursak; şirket müdürler kurulu üç (3) kişiden oluşmakta olup, bunlar Bay (A), Bay (B) ve Bayan (C)’dir. Şirketin merkezi Ankara’da bulunmaktadır. Müdürler kuruluna Bay (A) fiziken, Bay (B) ve Bayan (C) ise elektronik ortamda toplantıya mekanına gelmeden bulundukları yerden toplantıya katılıp karar alabilirler. Müdür sayısı birden fazlaysa her müdür şirketin tüm iş ve işlemleriyle ilgili olarak müdürler kurulu toplantısında;

● Bilgi isteyebilecek,

● Soru sorabilir,

● İnceleme yapabilir,

● Defter, belge, sözleşme vs

evrakın toplantıya getirilmesini, incelenmesini ve çalışanlardan bilgi alınmasını isteyebilir.

Oylarda eşitlik olması durumunda konu gelecek toplantıya bırakılacak, ikinci toplantıda da eşitlik olursa söz konusu öneri reddedilmiş sayılacaktır.
Şirket işleri genel kurulca seçilen müdür veya müdürler tarafından yürütülür. Seçilmiş müdürler bu sıfatlarıyla şirket işlerini idare ve temsile yetkilidir (TTK md. 623). Şirket işlerini idare ve temsile Yönetim Kurulu yetkilidir (TTK md. 365).
Kanuni temsilci ‘‘Şirket Müdürü’’ veya birden fazla müdür varsa  ‘‘Müdürler Kurulu’’dur (TTK md. 623). Şirketin yönetimi ve temsili ile yetkilendirilen kişinin, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında işlediği haksız fiilden şirket sorumludur (TTK md. 632). Kanuni temsilci “Yönetim Kurulu”dur. TTK açısından kanun ve ana sözleşmenin yüklediği görev ve sorumlulukları yerine getirmeyen Yönetim Kurulu üyeleri, bu nedenle oluşan ve oluşacak zararlar dolayısıyla anonim şirkete, şirket ortaklarına ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen sorumludur.
 Genel Kurul yapma zorunluluğu yoktur Her yıl Genel Kurul yapılma zorunluluğu vardır (TTK md. 616-617). Her yıl Genel Kurul yapılma zorunluluğu vardır (TTK md. 409).
Genel Kurullara Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcisi katılmaz. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca çıkarılacak yönetmelikle hangi şirketlerin Genel Kuruluna Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcisinin katılacağı belirlenecektir (TTK md. 407/3). Kanunun bu hükmüne göre bazı A.Ş.’lerin genel kurullarına Bakanlık Temsilcisinin katılma zorunluluğunun olmayacağını anlıyoruz.
 Bağımsız Denetime tabi olmaz. Sadece Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen limited şirketler bağımsız denetime tabi olacak. Bu belirlemelerin dışında kalan şirketler denetime tabi olmayacak (TTK md. 397/4 ve 635). Sadece Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen A.Ş.’ler bağımsız denetime tabi olacak. Bu belirlemelerin dışında kalan şirketler bağımsız denetime tabi olmayacak (TTK md. 397/4).
Şirket sözleşmesi esas sermayenin (2/3) üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla değişebilir (TTK md. 589). Şirket ana sözleşmesini, esas sermayenin yarısını (1/2) temsil eden pay sahipleri değiştirebilir.(Kanun’da veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınır. İlk toplantıda öngörülen toplantı nisabı elde edilemediği takdirde, en geç bir ay içinde ikinci bir toplantı yapılabilir. İkinci toplantı için toplantı nisabı, şirket sermayesinin en az üçte birinin toplantıda temsil edilmesidir. Bu fıkrada öngörülen nisapları düşüren veya nispî çoğunluğu öngören esas sözleşme hükümleri geçersizdir) (TTK md. 421/1).
Şirket sözleşmesinde bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir (TTK md. 640).

Şirket haklı sebepler dolayısıyla ortağın şirketten çıkartılması için mahkemeye başvurulabilir (TTK md. 640/3).

Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyabilir (TTK md. 638/1).

Her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir (TTK md. 638/2).

Şirketten çıkmak isteyen ortak şirketten sermaye payının gerçek değerini isteyebilir (TTK md. 641/1).

Pay sahiplerinin  cebren mahkeme kararıyla şirketten çıkartılması söz konusu değildir.

 

Pay bedelini ifa etmeyen pay sahibi çağrıya rağmen faiziyle birlikte borcunu ödemez ise taahhüt ettiği paylardan yoksun bırakılır (TTK md. 482/2).

Şirket kendi esas sermaye paylarının itibari değerinin %10’unu iktisap edebilir. Bu iktisabın olabilmesi için şirketin serbestçe kullanabileceği öz kaynaklara sahip olması gerekir (TTK md. 612). Bir anonim şirket kendi paylarını esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini (1/10) iktisap veya rehin olarak kabul edebilir. İktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların ödenmiş olması ve bu konuda yönetim kurulunun genel kurulca yetkilendirilmiş olması gerekir (TTK md. 379).
Pay sahipleri (ortaklar) sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ödemedikçe ve şirketin serbest yedek akçeleriyle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamazlar (md. 358/1). Pay sahipleri (ortaklar) sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ödemedikçe ve şirketin serbest yedek akçeleriyle birlikte karı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamazlar (md. 358/1).
Müdürlerin; Yönetim Kurulu üyelerinin;
a- Alt ve üst soyları, a- Alt ve üst soyları,
b- Eşi, b- Eşi,
c- Üçüncü dereceye kadar olan kan ve kayın hısımları c- Üçüncü dereceye kadar olan kan ve kayın hısımları
şirkete nakit borçlanamaz. şirkete nakit borçlanamaz.
Bu kişiler için şirket; Bu kişiler için şirket;
a- Kefalet, garanti ve teminat veremez. a- Kefalet, garanti ve teminat veremez.
b- Sorumluluk üstlenemez. b- Sorumluluk üstlenemez.
c- Bunların borçlarını üstlenemez c- Bunların borçlarını üstlenemez
Aksi halde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacakları bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilir (md. 395/2). Aksi halde, şirkete borçlanılan tutar için şirket alacakları bu kişileri, şirketin yükümlendirildiği tutarda şirket borçları için doğrudan takip edebilir (md. 395/2).
Limited şirketlerde ortak olmayan müdürler, şirket çalışanları borçlanma yasağı dışındadır. Pay sahibi olmayan Yönetim Kurulu üyeleri, müdürler ve şirket çalışanları borçlanma yasağı dışındadır.
İştirak ilişkisi içinde olan şirketlerin ve holding şirketlerin yavru şirketlere borçlanması veya tersi borçlanma yasağı kapsamında değildir. İştirak ilişkisi içinde olan şirketlerin ve holding şirketlerin yavru şirketlere borçlanması veya tersi borçlanma yasağı kapsamında değildir.
Eğer borç şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin/ortağın işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğmuş ise ve emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tabi tutulmuşsa, bu durum da borçlanma yasağının dışında kalmaktadır. Eğer borç şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğmuş ise ve emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tabi tutulmuşsa, bu durum da borçlanma yasağının dışında kalmaktadır.
Yeni TTK’da, borçlanma yasağına aykırı olarak borç verenler üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılacakları hüküm altına alınmıştır. Yeni TTK’da, borçlanma yasağına aykırı olarak borç verenler üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılacakları hüküm altına alınmıştır.
Ortaklar şirketten ve müdürden tahsil olanağı bulunmayan vergi borçlarından sermayeleri oranında dorudan doğruya sorumludurlar. Sorumluluk müteselsil değil müşterekendir. Her bir ortak borcun tamamı için değil, sadece hissesi oranında ki kısım için takip edilir (6183 sayılı Kanun md. 35). Öte yandan sigorta primi borçlarından her bir ortak ortaklık payına bakılmadan borcun bütününden müteselsil sorumludur. Yönetim kurulu üyesi olmayan sermaye taahhüt borcunu tamamen ödemiş veya ödenmiş paya sahip ortakların, şirketin vergi ve sigorta primi gibi kamu borçları dolayısıyla sorumluluğu yoktur. Yönetim Kurulu üyeleri müteselsil olarak kamu alacağından şahsi mal varlığı ile sorumludur (6183 sayılı Kanun mükerrer md. 35). Yönetim Kurulu bu yetkisini TTK’ya göre içlerinden birine murahhas üye olarak devredebilir veya dışarıdan atayacağı müdür veya müdürlere devredebilir. Bu durumda vergi borçlarından sadece murahhas üye veya atanmış müdür sorumlu olur. Sigorta primi borçlarından murahhas üye veya dışarıdan atanmış müdürlerin yanı sıra yönetim kurulu üyeleri de müteselsil sorumlu olur.
Kazanç  % 20 Kurumlar Vergisine tabidir(KVK md. 32). Kurum kazancı  % 20 Kurumlar Vergisine tabidir (KVK md. 32).
Limited şirketlerde ortaklık haklarının satışı halinde elde tutma süresine bakılmaksızın elde edilen kazanç vergiye tabidir (GVK mükerrer md. 80/4).  Kurumların aktifinde kayıtlı Limited şirketlere ait iştirak hisselerinin KDV’den istisna tutulabilmesi için en az 2 tam yıl işletmenin elinde (aktifinde) bulunması şartı vardır (KDVK md. 17/4-r). Bir gerçek kişinin 2 yıldan daha uzun süreli elde tutmuş olduğu anonim şirket ortaklık paylarını temsil eden hisse senetlerini veya hisse senedi yerine çıkartılmış geçici ilmühaberlerini satması halinde elde edilen kazanç vergiye tabi değildir (GVK mükerrer md. 80/1).  Hisse senedi bastırılmış veya geçici ilmühaber çıkartılmış olması şartıyla kurumların aktifinde kayıtlı Anonim şirketlere ait iştirak hisselerinin devredilmesi (elden çıkartılması) herhangi bir elde tutma süresine bağlı olmaksızın KDV’den istisna tutulmuştur  (KDVK md. 17/4-g).
Ortağın ölümü halinde varisler veraset ve intikal beyannamesini ortağın sahip olduğu payların rayiç bedeli üzerinden vergi dairesine bildirir ve tahakkuk edecek vergiyi öderler(VİVK md. 10, İkinci fıkra (a) bendi). Borsada kayıtlı olmayan veya kayıtlı olup  da üç yıl içinde muamele görmemiş A.Ş.’lerde hissedarın ölümü halinde varisler veraset ve intikal beyannamesini hisselerin rayiç bedeli ile değil itibari değeri ile vergi dairesine bildirir ve tahakkuk edecek vergiyi öderler (VİVK md. 10, İkinci fıkra (d) bendi).

 

Nihal DÜZGÖREN

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

KGK Bağımsız Denetçisi

 

 

Kaynak: http://www.nihalduzgoren.com

(Bu makalenin tamamı hiç bir web sitesinde yayınlanamaz. Ancak makalenin bir kısmı; devamı için aktif link verilmek sureti ile yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. )